Kuraklık o yıl, New Jersey’in yemyeşil çayırlarını kahverengine çevirmiş ve tüm New Jerseylilerin gurur kaynağı yüzyıllık dev ağaçların yapraklarının zamanından önce dökülmesine neden olmuştu.
Kuraklığın kırküçüncü gününde, küçük bir kentin yoksullar mahallesinden geçen Tom Greenfield adlı genç bir tarım uzmanı, tozlu yolda bir kova suyu sürüklercesine taşıyan yaşlı bir kadına rastladı.Otomobilinin camını indirdi ve yaşlı kadına seslendi: “Sizi gideceğiniz yere kadar götürebilir miyim, bayan?”
Yaşlı kadın teşekkür etti ve bir kilometre kadar geride kalan evini işaret etti: “Zaten şu kadarcık bir yoldan geliyorum” dedi ve yüz metre ötedeki dev bir meşe ağacını göstererek “Zahmet etmenize gerek yok...” dedi.
“Iki üç adımlık yolum kaldı. ”Greenfield, kadının bir kova suyu ne yapacağını merak etti. Onu arkasından izledi. Yaşlı kadının, zorlukla taşıdığı kovayı bahçenin uzak bir köşesindeki büyük meşe ağacına kadar sürükleyip, sonra da kovadaki suyla meşe ağacını suladığını görünce, hem hayran kaldı, hem de şaşırdı. Yanına yaklaştı ve sordu: “Bu ağacı sulamak için mi o bir kova suyu bir kilometre öteden taşıdınız? Güçlükle kaldırdığınıza göre kova galiba çok ağırdı.” Yaşlı kadın, genç adama gülümseyerek baktı.
“Tam 81 yaşımdayım. Bu ağaç ise, yaşamdaki tek dostum. Küçük bir kızken arkadaş olmuştum onunla. Şimdi hiçbiri yaşamayan tüm arkadaşlarımla bu ağacın çevresinde, bilseniz ne oyunlar oynadık, onun gölgesinde nasıl dinlendik... Bu ağaç kurursa ne yaparım, ben?
”Tarım uzmanı genç adam, yüzyıllık dev meşe ağacına uzun uzun ve dikkatlice baktı. Deneyimli gözü, ağacın giderek kurumakta olduğunu görmekte gecikmedi. Yaşlı kadın, meşe ağacıyla arkadaşlığını anlatmayı sürdürdü:
“Annem beni dövdüğü ya da azarladığı zaman bu ağaca tırmanırdım, onun kollarına sığınırdım” dedi. “Nişanlım, parmağıma nişanı ağacın altında taktı. Benim için böylesi anılarla dolu olan bu ağaç için, bir kilometre öteden bir kova su taşımamı gerçekten çok mu görüyorsunuz?”
Yaşlı kadın ertesi gün elinde su kovasıyla yine meşe ağacına giderken, ağacın çevresinde beş altı işçinin çalışmakta olduğunu gördü. Kovayı yere bıraktı ve işçilere doğru koşarak “Bırakın ağacımı” diye bağırdı.
“Dokunmayın benim ağacıma...” Işçilerin başındaki adam kasketini çıkardı ve yaşlı kadınısaygıyla selamladı: “Ağacınıza kötü bir şey yapmak için değil, onu kurtarmak için geldik, hanımefendi” dedi. “Ağacınızın köklerinin çevresinde kanallar açtık ve onları tankerimizin deposundaki suyla doldurarak, ağacınızı bol bol suladık.” Yaşlı kadın su tankerinin üzerinde yazılı olan “Greenfield Fidanlığı” adına takıldı. “Fakat ben sizi çağırmadım ki?” dedi. “Kim gönderdi sizi buraya?” Adam, saygılı tavrıyla yanıt verdi: “Bizi buraya gönderen kişi, adını söylemedi efendim” dedi.
Yaşlı kadın, yeterli suya kavuşan arkadaşı meşe ağacının altında durdu dün sohbet ettiği genç adamı anımsamıştı, işçilerin tek tek ellerini sıktıktan sonra uzaklaşan kamyonun arkasından yaşlı gözlerle baktı.
Hafif sisli bir havada ve günesin apartmanlarin arasindan yeni yeni güne merhaba dedigi bir saatte, vapura dogru ilerleyen genç adam; jeton gisesinde, yaklasik iki ay önce ayrildigi kiz arkadasini görür ve titrek bir"merhaba" ile konusmaya baslar. Bu konusmalar vapurda da devam eder. Adamin; "Hava o kadar da soguk degil, disarida oturalim mi?" sorusuna, kizin "Olur" cevabi vermesiyle birlikte vapurun en üst katina dogru yol alirlar. Birkaç dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam kiza bir sigara uzatir ve kendisine de bir tane alir. Daha sonra, genç adam birden lafa girer: * Biliyorum, bu konulari daha önce hiç konusmadik ya da konusamadik diyeyim. Merak etme ama, "Neden ayrildik biz" sorusunu sormayacagim. Sadece sana söylemek istedigim birkaç sey var, onlari konusmak istiyorum. Genç kiz; adama bakarak, "Evet seni dinliyorum, devam et" dedikten sonra adam, konusmasina kaldigi yerden devam eder: ! Biliyor musun? Ayrildiktan sonra, seni sigaraya benzetmeye basladim. Kiz, hiç tahmin etmedigi, alakasiz bir konuyla lafa girmesinin verdigi saskinlikla, "Ne? Nasil yani?" der. Adam, önce kiza uzattigi sigarayi ve sonra kendi sigarasini, çantasindan çikardigi çakmak ile yaktiktan sonra: Mesela bir tane sigara yakiyorum ve kül tablasina koyup izlemeye basliyorum. Kül tablasina dökülen külleri gördükçe; anilarimiz aklima, her biri kül olup acilarima dönüsüyor sonra.Arada bir elime aliyorum sigarayi ve içime çekiyorum seni. Kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok çekiyorum. Bazen de anilari silkiyorum kül tablasina. "Sen zehiri" hosuma gidiyor, içimi acitiyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye devam ediyorum. Agzimdan çikan her dumanda, ayrilirken bana biraktigin; son bakisinin silueti beliriyor. Her sigaranin oldugu gibi, senin de sonun yaklasiyor. Ve ben yavas hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi götürsem kül tablasina, aptalca bir umutla "N'olur yapma!! " diyecegin zamani bekliyorum. Ama hiçbir zaman duyamiyorum sesini. "Ve iste bitirdim seni" diyorum. Hayir hayir kendimi kandiriyorum galiba, "Seni böyle bitiremem" diyorum sonra. Ama bakiyorum kül tablasina; evet! Sen oradasin, evet! Anilar orada. Ancak, elimde hala kokun var. Yikasam da, hiç çikmayacak bir koku. Anliyorum ki; bu sigarada, senin çok az bir kismini bitirmisim. Senden bagimsiz bir sen, hep içimde yasiyormus. Ve anliyorum ki, sadece sönüyorsun. Seni atesleyecek bir "Ben" bekliyorsun sabirla. O "Ben", çok da bekletmiyor seni. Bir daha yanmaya basliyorsun. Anilar acilar derken yine bitiyorsun. Yeniden yaniyor ve bitiyorsun. Bu hep böyle devam ediyor; sonunda aliskanlik oluyorsun. Genç kiz anlatilanlari dinlerken; tarif edilmeyecek bir duygu yogunlugu içindeydi. Bir yandan, birisinin bu kadar aci çekmesine üzüntü duyarken; diger yandan da, kendisinin hala unutulmamis olmasindan, haz aliyordu. Aslinda kendisi de unutamamisti genç adami. Kendi istegiyle ayrilmisti ama; sevmedigi ya da artik bir seyler hissetmedigi için degil, en yakin kiz arkadasinin da, o insana karsi bir takim duygular besledigi için gerçeklesmisti bu ayrilik. Bunu; ne erkek arkadasi, ne de en yakin arkadasi biliyordu. Erkek arkadasina, "Bu iliskide bir seyler eksik, ben daha fazla sürdüremeyecegim, ayrilmaliyiz." diye bir mesaj atarken; kiza, "Ilgisiz bir sevgili olmaya baslamisti günler geçtikçe; çok bunalmistim. Ve bir gün onu, baska biriyle sarmas dolas gördüm. Bu yüzden ayrildim." demisti. Böylece, hem erkek arkadasindan, kendine göre, makul bir sebeple ayrilmis; hem de arkadasina, erkek arkadasini kötüleyerek, ondan sogumasini saglamisti. Kendisinin çok aci çekecegini bile bile, arkadasini kaybetmemek için, böyle bir yalanlar zincirine basvurmustu. Artik hayatini, bu yalanlara göre düzenlemeliydi. Bu yüzden; bu karsilasmalarinda duygularini bir tarafa birakip, mantigi ile karar vermek zorundaydi. Geri dönüsü yoktu ve kiz da bunun farkindaydi. Bütün ayrintilari, olasi bir karsilasma için düsünmüstü daha önceden. Adamin anlattiklarini dikkatlice dinliyor ve sözünü bitirmesini bekliyordu. Ve adamla göz göze gelip, "Bitti, bu kadardi!" dermisçesine bakmasindan sonra, kiz konusmaya basladi: * Açikçasi bu söylediklerin, hiç beklemedigim seylerdi. Benim, bu açiklamalarina bir yorum yapmami bekleme. Çünkü bunlar; senin kendi düsüncelerin. Her biten iliskiden sonra, yasanabilecek duygulardan bu anlattiklarin. Sunu söyleyebilirim ama; yasadigimiz iliskide, elimden gelen fedakarligi gösterdigime inaniyorum. Seni hiçbir zaman suçlu görmedim, her sey benden kaynakliyordu. Sonuç olarak, bir sekilde bu iliski yürümedi ve bitti. Bu kadar basit. * Bu kadar mi yani? * Evet... Genç adam sok olmustu. Belki, daha ilimli bir yaklasim bekliyordu kizdan. Ancak, kesin ve kararli konusmustu kiz. Hiçbir umudun kalmadigina, kendini inandirmaya çalisiyordu. Vapur yanasmisti iskeleye. Tek bir kelime bile konusmadan vapurdan indiler. Iskelenin sonunda; genç kiz, adama sarilarak "Hosçakal" dedi. Ancak adam, ayrilirken ne sarilmisti kiza, ne de bir kelime çikmisti agzindan. Bir heykel gibi duruyordu kizin karsisinda. Kiz da, bir tepki gelmeyince; hizla oradan uzaklasmayi tercih etti. Arkalarina bile bakmadan ayrildilar. Kiz, isyerine ulasti. Yerine oturduktan hemen sonra, cep telefonuna bir mesaj geldi. Mesaj, eski sevgilisindendi ve söyle yaziyordu: "Hep bu karsilasmayi ve sana sigara hikayesini anlatacagim günü beklemistim. Ve o gün, gözlerimin içine bakip; söyleyeceklerine göre, hayatima bir yön çizecegime..." Genç kiz, bu mesajdan hiçbir anlam çikaramamisti. Bu mesaji düsünürken; bir mesaj daha geldi: "... kendi kendime söz vermistim. Bugün duyduklarim; beni hayal kirikligina ugratti ve ben kararimi verdim:" "Sigarayi biraktim..."
15 Haziran 1923 Fenerbahçe - Galatasaray maç bileti İd. Der. ve Sp.Al.Kupası, Taksim Stadı'nda oynanan bu maçta Galatasaray 1-0 yenik durumdayken 67.dakikada maçtan çekildi.
FENERBAHÇE - GALATASARAY MAÇLARI - 1960'LAR
3 Mart 1968 günü bir Galatasaray maçında Abdullah Çevrim'in Fenerbahçe adına attığı 3. gol sonrası (3-0)
Şeref Has bir Galatasaray maçında kale önünde
FENERBAHÇE - GALATASARAY MAÇLARI - 1970'LER
1970'lerden bir Galatasaray maçındaki gol sevincimiz
Deprem Kupası, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 1, 12 Aralık 1976, Ankara 19 Mayıs stadı
FENERBAHÇE - GALATASARAY MAÇLARI - 1980'LER
1980'lerden bir Galatasaray maçındaki görüntü
1980'lerden bir Galatasaray maçındaki golümüz
1980'lerden bir Galatasaray maçındaki Selçuk Yula'nın gölü
1987 Ali Sami Yen Stadı
FENERBAHÇE - GALATASARAY 3 MAYIS 1989 TARİHLİ MAÇI
3 Mayıs 1989 tarihinde Galatasaray ile Ali Sami Yen Stadı'nda oynanan Türkiye Kupası Çeyrek Final 2.maçında ilk yarıyı 3-0 mağlup bitirdikten sonra ikinci yarıda Aykut Kocaman'ın 1 ve Hasan Vezir'in 3 golü ile zaferi yakalayan futbolcularımızın maç sonrası sevinçleri Fotoğrafın orijinal büyültülmüş hali için resme tıklayınız.
3 Mayıs 1989 zaferine ait gazete küpürü
Yıllarca Fenerbahçe'mize hizmet vermiş Nezihi Tosuncuk. Yanında Rıdvan Dilmen ve Hasan Vezir ile birlikte
3 Mayıs 1989 tarihinde Galatasaray ile Ali Sami Yen Stadı'nda oynanan Türkiye Kupası Çeyrek Final 2.maçındaki 4-3'lük galibiyet. Aykut perdeyi açıyor. Üç gol farkla yenik Fenerbahçe'ye hayat veren gol bu. Aykut vuruyor, Erhan ve Simoviç seyrediyor.
3 Mayıs 1989: Galatasaray 3-0 öne geçtiğinde bütün Galatasaraylılar'ın ağızları kulaklarındaydı... Üç golün kahramanı Tanju'nun da tabii... Yerde yatan Schumacher'e gülen Tanju "Son gülen iyi güler" sözünü unutmuştu herhalde...
3 Mayıs 1989: Maç sonrası futbolcularımızın sevinç gösterileri
3 Mayıs 1989: Gazete küpürü "Fener'in Gazabı 4-3"
3 Mayıs 1989: Gazete küpürü: Rıdvan'ın 7 yesek, 8 atardık açıklaması
3 Mayıs 1989: Gazete küpürü: Şeytan aldı götürdü, Hasan vurdu bitirdi
3 Mayıs 1989: Gazete küpürü: Sanki uzadı
3 Mayıs 1989: Maç sonrası soyunma odası
FENERBAHÇE - GALATASARAY MAÇLARI - 1990'LAR
15 Nisan 1990 tarihinde Galatasaray ile Fenerbahçe Stadı'nda oynanan Türkiye Ligi maçındaki 5-1'lik galibiyet.
15 Nisan 1990'da 5-1 zaferde maça çıkarken, Tony Schumacher, Müjdat Yetkiner, Nezihi Tosuncuk, Erdal Keser ve hakem Özcan Oal
11 Ağustos 1990'da 5-2 Fenerbahçe'nin kazandığı TSYD maçında B.Şenol'un attığı penaltı golü, takımın da ilk golü
1991'de bir Galatasaray maçındaki Aykut Kocaman'ın gol sonrası sevinci
1994'te bir Galatasaray maçındaki Bülent Uygun'un golü
FENERBAHÇE - GALATASARAY 6 KASIM 2002 TARİHLİ MAÇI
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
2002-2003 sezonu Türkiye Süper Lig maçı, Fenerbahçe: 6 - Galatasaray: 0, 6 Kasım 2002, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı
Avrupa Şampiyonlar kupasında ilk Turda Csepel'i eleyen, 2.turda Fransa şampiyonu Nice'i 2-1 elediği maçtan önce İnönü stadında. Ayaktakiler: Antrenör Ignace Molnar, Avni Kalkavan, Özcan Arkoç, Şeref Has, Basri Dirimlili, Ali Has, Naci Erdem (Kaptan) Oturanlar:Lefter Küçükandonyadis, Gürcan Berk, Mikro Mustafa Güven, Can Bartu, Yüksel Gündüz.
19.11.1959 da Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası 2.turunda Fransa şampiyonu Nice'i 2-1 yendiğimiz maçta Can Bartu'nun attığı gol
AVRUPA MAÇLARI - 1960'LAR
Türk futbol tarihinde kazandığımız uluslarası ilk kupa: Balkan Kupası 30 Mayıs 1968'deki AEK galibiyeti sonucu elde edildi. 9 Kasım 1967'de oynanması gereken bu maç, Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan Kıbrıs sorunu nedeniyle ertelenmişti.
30.5.1968 günü Yunan AEK'yi 3-1 yenerek Türkiye'ye tarihinde ilk kez uluslararası kupa kazandırdığımız Balkan Kupası finali öncesi
ve maçtan sonra futbolcularımız sevinçlerini vefakar taraftarlarımız ile paylaşırken
18 Eylül 1968'de deplasmanda 0-0 berabere kaldığımız Avrupa Şampiyon Kulüpler kupası Manchester City maçından bir enstantane
2 Ekim 1968 de Manchester City'i rövanş maçında İstanbul'da 2-1 yendiğimiz maçtan bir görüntü
2 Ekim 1968 de Manchester City'i rövanş maçında İstanbul'da 2-1 yendiğimiz maçta Kaptan Can Bartu
2 Ekim 1968 de Manchester City'i rövanş maçında İstanbul'da 2-1 yendiğimiz maçta attığımız gol
2 Ekim 1968 de Manchester City'i rövanş maçında İstanbul'da 2-1 yendiğimiz maçtan sonra sevinç gösterisi
2 Ekim 1968 de Manchester City'i rövanş maçında İstanbul'da 2-1 yendiğimiz maçtan sonra sevinç gösterisi
O yılların büyük başarısı ve unutulmaz Manchester City zaferi basında büyük ilgi gördü
13 Kasım 1968'de Ajax - Fenerbahçe maçı afişi
13 Kasım 1968'de Ajax - Fenerbahçe maçı bileti
AVRUPA MAÇLARI - 1980'LER
Şubat 1980'deki World Soccer dergisi kapağında Fenerbahçe
18 Eylül 1985'deki 3-2'lik Bordeaux zaferi
AVRUPA MAÇLARI - 1990'LAR
30 Ekim 1996: Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde 40 yıl (56 maç) kendi sahasında yenilmeyen Manchester United'ı İngiltere'de Elvir Boliç'in golüyle 1-0 yenen takımımızın sevinci
30 Ekim 1996: Manchester United Zaferi, gazete küpürü
30 Ekim 1996: Manchester United Zaferi
1910'LAR
GENEL FOTOĞRAFLAR
İlk logomuz
Şu anda Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı olan, Papazın Çayırı
1930'LAR
1932'de kulüpte olan büyük yangın sonrası
1932'de kulüpte olan büyük yangın sonrası
1932'de kulüpte olan büyük yangın ile ilgili Olimpiyat Mecmuasi - 11 Haziran 1932
Fenerbahçe Stadı 1933
Fenerbahçe Stadı 1933
Fenerbahçe ile Galatasaray arasında tüm dostluğu bitiren 23 Şubat 1934'teki ünlü kavga
1940'LAR
1940 Balkan şampiyonasında 4x100 yarışında bayrağı en son alan atletimiz aynı zamanda futbolcumuz Melih Kotanca olağanüstü finişle Türkiye'yi Balkan Şampiyonu yaparken.
Kupa 2 - 1940'lar
Şükrü Saraçoğlu
Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 13 Şu
1950'LER
Teknik direktör Ignace Molnar ; Türk futboluna sistem aşılayan ilk Teknik Direktör
Lefter Küçükandonyadis, Can Bartu , Şeref Has (1955-1969)
Lefter Küçükandonyadis, İslam Çupi, Basri Dirimlili 1962
Naci Erdem (1953-1963)
Şenol Birol (1963-1965), Birol Pekel (1963-1968)
Ziya Şengül (1964-1975)
Ziya Şengül (1964-1975
FENERBAHÇE TARİHİNE DAMGA VURAN RESİMLER
KADRO - 1970'LER
1974-1975 Fenerbahçe kadrosu
1975-1976 Fenerbahçe kadrosu
1977-1978 Fenerbahçe kadrosu
1977-1978 Fenerbahçe kadrosu
1977-1978 Sezonunda erken gelen şampiyonluk hatırası
1979-1980 Fenerbahçe
FENERBAHÇE TARİHİNE DAMGA VURAN RESİMLER
KADRO - 1980'LER
1980-1981 Fenerbahçe kadrosu (Raşit Çetiner, Ali Kemal Denizci, Tuna Güneysu, Önder Mustafaoğlu, Erol Togay, Alpaslan Eratlı, Cem Pamiroğlu, Selçuk Yula ...)
1982-1983 Fenerbahçe kadrosu Üst sıra (soldan sağa): Güngör Tekin, Yaşar Duran, Selçuk Yula, Ibrahim Begovic, Zafer Dinçer, Arif Kocabıyık, Sertaç Olcayto, Sedat Karaoğul, Hasan Özdemir, K.Hasan, Alparslan Eratlı Alt sıra (soldan sağa): Özcan Kızıltan, Alper, Önder Çakar, Erdoğan Arıca, Müjdat Yetkiner, Can, Suat, Osman Denizci, İsmail, Metin
1983-1984 Fenerbahçe kadrosu (Yaşar Duran, Selçuk Yula, Srebrenko Repçiç, Müjdat Yetkiner, İsmail Kartal, İlyas Tüfekçi, Engin Verel ...)
1986-1987 Fenerbahçe kadrosu (Abdülkerim Durmaz, Jivan Lukovcan, Dusan Pesiç, Önder Çakar, Müjdat Yetkiner, Şenol Çorlu, İsmail Kartal, Sedat Karaoğul ...)
1987-1988 Fenerbahçe kadrosu (Jivan Lukovcan, Dusan Pesiç, Nezihi Tosuncuk, Sedat Karaoğul, Şenol Çorlu, Erdi Demir, Önder Çakar, İsmail Kartal, Kayhan Kaynak ...)
1987-1988 Fenerbahçe kadrosu (Müjdat Yetkiner, Kayhan Kaynak, Dusan Pesiç, Nezihi Tosuncuk, Sedat Karaoğul, Jivan Lukovcan, Şenol Çorlu, Önder Çakar, İsmail Kartal, Durmuş Çolak, Rıdvan Dilmen)
1988-1989 Fenerbahçe kadrosu (Tony Schumacher, Oğuz Çetin, Şenol Ustaömeroğlu, Hasan Vezir, Turhan Sofuoğlu, Nezihi Tosuncuk, Müjdat Yetkiner, Hakan Tecimer, İsmail Kartal, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen)
FENERBAHÇE TARİHİNE DAMGA VURAN RESİMLER
KADRO - 1990'LAR
1990-1991 Fenerbahçe kadrosu
Harald Tony Schumacher jübilesi, 1991
1993-1994 sezon açılışı
1993-1994 Fenerbahçe kadrosu
1994-1995 Fenerbahçe kadrosu
1994-1995 Fenerbahçe kadrosu
1994-1995 Fenerbahçe kadrosu
1994-1995 Fenerbahçe kadrosu
1995-1996 Fenerbahçe kadrosu
1995-1996 Fenerbahçe kadrosu
1996-1997 Fenerbahçe kadrosu
1996-1997 Fenerbahçe kadrosu
1997-1998 Fenerbahçe kadrosu
1998-1999 Fenerbahçe kadrosu
FENERBAHÇE'NİN TÜRKİYE 1.LİGİ ŞAMPİYONLUKLARI
01. 1959
Fenerbahçe bu sezon oynadığı 16 maçın 13'ünü kazandı, 33 gol atıp 8 gol yedi. Son iki final maçında ise Galatasaray'ı 0-1 ve 4-0'la geçip şampiyon oldu.
Oynayanlar:Özcan Arkoç, Şükrü Ersoy, Mehmet Çeçik, Seracettin Kırklar, Nedim Günar, Basri Dirimlili, Necdet Çoruh, Akgün Kaçmaz, Osman Göktan, Naci Erdem, Avni Kalkavan, Ergun Öztuna, Can Bartu, Şeref Has, Lefter Küçükandonyadis, Niyazi Tamakan, (Mikro) Mustafa Güven, Yüksel Gündüz, Hüseyin Yazıcı
TEKNİK DİREKTÖR: Ignace Molnar
02. 1960 - 1961
38 maçın 26'sını kazanan Fenerbahçe, attığı 81 gole karşılık kalesinde 29 gol gördü.
Lig'de oynadığı 34 maçın 21'ini kazanan Fenerbahçe, rakip ağları 55 kez havalandırırken kalesinde 14 gol gördü.
Oynayanlar: Hazım Cantez, Ali Filibeli, Özcan Köksoy, Şükrü Birand, İsmail Kurt (Büyük), Atilla Altaş, Şeref Has, Osman Göktan, Özer Kanra, Yıldırım İper, Ali İhsan Okçuoğlu, Ogün Altıparmak, Şenol Birol, Birol Peker, Ziya Şengül, Aydın Yelken, Yüksel Gündüz, Ergun Öztuna, Selim Soydan, Haldun Yağızer, Nedim Doğan, Cengiz Aslan, Lefter Küçükandonyadis, (Mikro) Mustafa Güven, Hüseyin Yazıcı, Tuncay, İsmail Alemdar (Küçük), Güray, Yıldırım İper, İbrahim
TEKNİK DİREKTÖR: Miroslav Kokotoviç
04. 1964 - 1965
Bu sezonda Fenerbahçe icin başarılarla doluydu. Güçlü kadrosuyla yine rakiplerini dize getirip mutlu sona ulaştı. 30 maçın 18'ini kazanırken sadece 1 mağlubiyet alırken, 52 gol atıp sadece 13 gol yedi.
Oynayanlar: Hazım Cantez, Ali Filibeli, Atilla Altaş, Özcan Köksoy, Şükrü Birand, İsmail Kurt (Büyük), İsmail Alemdar (Küçük), Şeref Has, Osman Göktan, Ziya Şengül, Ercan Aktuna, Hüseyin Yazıcı, Ali İhsan Okçuoğlu, Bülent Buda, Ogün Altıparmak, Yaşar Mumcuoğlu, Şenol Birol, Birol Peker, Nedim Doğan, Selim Soydan, Aydın Yelken, Haldun Yağızer, Şerafettin Turgay, Burhan İpek, Özer Kanra, Yüksel Gündüz, Ergun Öztuna, Yıldırım İper
TEKNİK DİREKTÖR: Oscar Hold
05. 1967 - 1968
Bu sezon her açıdan çok büyük başarılarla geçti. Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı, Balkan Kupası ve Spor-Toto Kupası kazanıldı. Lig Şampiyonluğunda 32 maçın 19'unu kazanan Fenerbahçe, 38 gole karşılık kalesinde sadece 12 gol gördü.
Oynadığı 30 maçın 17'sini kazanıp, 31 golle taraftarları coşturan Kanarya, kalesinde ise sadece ve sadece 6 gol gördü.
Oynayanlar: Ilie Datcu, Yavuz Şimşek, Numan Okumuş, Şükrü Birand, Levent Engineri, Ziya Şengül, Ion Nunweiller, Ercan Aktuna, Yılmaz Şen, Serkan Acar, Ogün Altıparmak, Selim Soydan, Can Bartu, Nedim Doğan, Fuat Saner, Abdullah Çevrim, Yaşar Mumcuoğlu, Zeki, Tacettin Ergünsel, Çetin
TEKNİK DİREKTÖR: Trian Ionescu
07. 1973 - 1974
Bu yılda Fenerbahçe açısından çok başarılı bir lig oldu. 30 maçın 15'ini kazanıp 2'si kaybedilirken, rakiplere 39 gol atıp 15 gol yedi. Aynı ekiple Türkiye Kupa'sını da kazandı. Cemil Turan 14 golle Gol kralı oldu.
Oynayanlar: Ilie Datcu, Yavuz Şimşek, Adil Eriç, Yılmaz Şen, Ziya Şengül, Alpaslan Eratlı, Ersoy Sandalcı, Selahattin Karasu, Cemil Turan, Osman Arpacıoglu, Mustafa Kaplakaslan, Önder Mustafaoğlu, Serkan Acar, Niyazi Gülsever, Ender Konca, Şükrü Birand, Ercan Aktuna, Fuat Saner, Kamil Güvenal, İbrahim Kaval, İhsan, İsmet Saral
TEKNİK DİREKTÖR: Waldir Pereria Didi
08. 1974 - 1975
Didi'nin yönetimindeki Fenerbahçe bu yıl da şampiyon olurken, 30 maçın 15'inde maçı kazanıp, 2'sinde de mağlup olurken, 43 gol atıp 18 gol yedik.
Oynayanlar: Yavuz Şimşek, Adil Eriç, Timuçin Çuğ, Yılmaz Şen, Ziya Şengül, Alpaslan Eratlı, Ersoy Sandalcı, Erdinç Sandalcı, Selahattin Karasu, Cemil Turan, Osman Arpacıoğlu, Mustafa Kaplakaslan, Niyazi Gülsever, Serkan Acar, Ender Konca, Zafer Atamer, Aydın Çelik, Eyüp Odabaşı, Emin İlhan, Recep
TEKNİK DİREKTÖR: Waldir Pereria Didi
09. 1977 - 1978
30 maçın 17'sini kazanıp 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe, 48 gol atıp 24 gol yedi. Cemil Turan 17 golle Gol kralı oldu.
Oynayanlar: Radmilo Ivançeviç, Fuat Güngör, Niyazi Gülsever, Onur Kayador, Cem Pamiroğlu, Emin İlhan, Yenal Kaçıra, Zafer Göncüler, Önder Mustafaoğlu, Radomir Antiç, Coşkun Demirbakan, Aydın Çelik, Bahri Kaya, Cemil Turan, Tuna Güneysu, Alpaslan Eratlı, Şevki Şenlen, Engin Verel, Serkan Acar, İsmail Kurşun, Halil Poçar, Naci, İbrahim
TEKNİK DİREKTÖR: Tomislav Kaloperoviç
10. 1982 - 1983
Stankoviç yönetimindeki Fenerbahçe Lig ve Federasyon Kupası'nı müzesine götürdü bu sezon. 34 maçın 18'ini kazanıp 3'ünü kaybeden Fenerbahçe 43 gole karşılık 20 gol yedi. Selçuk Yula 19 golle Gol kralı oldu.
Oynayanlar: Yaşar Duran, Nurettin Yıldız, Erdoğan Arıca, Onur Kayador, Alpaslan Eratlı, Cem Pamiroğlu, Müjdat Yetkiner, Özcan Kızıltan, Osman Denizci, Mehmet Hacıoğlu, Arif Kocabıyık, Sedat Karaoğlu, Önder Çakar, Selçuk Yula, Bahtiyar Yorulmaz, İbrahim Begoviç, Fahruddin Zeyneloviç, Hasan Yıldızeli, Sertaç
TEKNİK DİREKTÖR: Branko Stankoviç
11. 1984 - 1985
Bu yıl lig'de büyük bir çekişme yaşandı. 34 maçın 18'ini kazanıp 2'sini kaybeden Fenerbahçe 65 gol atarken 25 golü de kalesinde gördü. Beşiktaş da 50 puan toplamasına rağmen averajı sadece +30 olduğundan dolayı 2. olabildi.
Oynayanlar:Yaşar Duran, Nurettin Yıldız, İsmail Kartal, Cem Pamiroğlu, Abdülkerim Durmaz, Müjdat Yetkiner, Erdoğan Arıca, Önder Çakar, Engin Verel, Dusan Pesiç, Sedat Karaoğlu, Hüseyin Çakıroğlu, İlyas Tüfekçi, Şenol Çorlu, Sbrenko Repçiç, Birol Altın, Tuğrul Duru, Selçuk Yula, Onur Kayador, Arif Kocabıyık, Hasan Özdemir, Turgay Aksu
TEKNİK DİREKTÖR: Todor Veselinoviç
12. 1988 - 1989
Fenerbahçe 103 gollük rekorlarla dolu bir şampiyonluk yaşadı. Rıdvan, Aykut, Oğuz ve diğerleriyle bütün futbolcular Veselinoviç yönetiminde büyük başarılara imza atıldı. 36 maçın 29'u galibiyetle kapanırken, sadece 1 yenilgi aldı. Rakip filelere tam tamına 103 gol atan Fenerbahçe 27 gol yedi. Aykut 29 golle de Gol Kralı oldu.
Oynayanlar:Toni Schumacher, Can Barhan, Murat, İsmail Kartal, Nezihi Tosuncuk, Müjdat Yetkiner, Şenol Ustaömeroğlu (Küçük), Turhan Sofuoğlu, Oğuz Çetin, Hakan Tecimer, Serdar Şenkaya, Erdi Demir, Rıdvan Dilmen, Hasan Vezir, Aykut Kocaman, Taygun Erdem, Ergin Parlar, Şenol Çorlu (Büyük), Sedat Karaoğlu, Bilal Güven, Durmuş Ali Çolak, Önder Çakar, Orhan Kapucu
TEKNİK DİREKTÖR: Todor Veselinoviç
13. 1995 - 1996
Bu sezon da çok çekişmeli geçti. Ligin son haftasına kadar Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında geçen mücadelede şampiyonluk 32. haftada Trabzonspor'u evinde 2-1'lik sonuçla deviren Fenerbahçe şampiyonluk ipini göğüsledi. 34 maçın 26'sında galip gelen Fenerbahçe sadece 2 yenilgi aldı. Fenerbahçe 68 gol atıp kalemizde ise sadece 19 gol görürken, 6 derbi maçında sadece 1 kez yenildi. Bu kupa Fenerbahçe icin çok büyük anlam taşıyor, çünkü bütün Türkiye'yi BÜYÜK BAŞKAN ALİ ŞEN ile yenip şampiyon oldu.
Oynayanlar:Engin İpekoğlu, Rüştü Reçber, Murat Şahin, Uche Alozia Okechukwu, Jes Högh, Emre Aşık, Tarık Daşgün, Aygün Taşkıran, Bülent Uygun, Serkan Rençber, Halil İbrahim Kara, Erol Bulut, Tayfun Korkut, Saffet Akbaş, Kemalettin Şentürk, İlker Yağcıoğlu, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Dalian Atkinson, Elvir Boliç
TEKNİK DİREKTÖR: Carlos Alberto Parreira
14. 2000 - 2001
Ligin son haftasına kadar Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçen mücadelede şampiyonluk mücadelesinde son haftaya Fenerbahçe, Galatasaray'ın önünde 3 puan ve +3 averajla girmiş durumdaydı. Son hafta Fenerbahçe Samsun deplasmanında önce 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen Revivo (2) ve Yusuf'un golleriyle maçı 3-1 kazanıp şampiyonluk ipini göğüslemeyi bildi. Galatasaray ise son maçında Trabzonspor'u kendi sahasında 4-0 yenmiş fakat ikincilikle yetinmek zorunda kalmıştı. Bu sezonun en büyük güzelliği, Fenerbahçe taraftarının FENERLIST'in slogan haline getirdiği "HEP DESTEK TAM DESTEK" düşüncesinde birleşip inanılmaz bir destek vermesiydi. Bu büyük destek ve inanç, ligin 29. haftasında Fenerbahçe'nin kendi sahasında Gaziantepspor'a karşı ilk yarıyı 3-0 mağlup bitirmesine rağmen maçı ikinci yarıda attığı gollerle 4-3 almasını sağlamıştı. Bu sezonun bir başka rekoru da Fenerbahçe'nin bu sezon kendi sahasında oynadığı tüm maçları kazanmasıydı. Aynı zamanda tarihinde ilk defa Türk teknik direktör ile şampiyonluk sevinci yaşadılar. 34 maçın 24'ünde galip gelen Fenerbahçe 6 yenilgi aldı, 4 defada berabere kaldı. Fenerbahçe 82 gol atıp kalesinde 39 gol gördü. Bu şampiyonluk aynı zamanda başkan Aziz Yıldırım'ın ilk şampiyonluktu.
Ligin 33. haftasına kadar Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında geçen mücadelede şampiyonluk mücadelesinin 33.haftasında Fenerbahçe, Denizlispor'u muhteşem bir oyunla 4-0 yendi. Galatasaray da deplasmanda Trabzonspor'u 4-2 yenince, Fenerbahçe şampiyonluğunu ilan etti. Böylece 3 yıl aradan sonra tekrar şampiyonluğu kazanarak 3.yıldızı takmaya hak kazandı. Sezonun ilk yarısının sonunda lider Beşiktaş'ın 8 puan gerisinde ikinci olarak kapatan Fenerbahçe, şampiyonluğu garantilediği 33.hafta sonunda, Beşiktaş ile arasındaki puan farkını 14'e çıkarmıştı bile. Beşiktaş'ın bu büyük çöküşü, Fenerbahçe ile Trabzonspor'u şampiyonluk mücadelesinde yalnız kalmalarına neden olmuştu. Ezeli rakip Galatasaray ise henüz ilk devrenin sonunda şampiyonluktan kopmuştu bile. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda her zamanki gibi muhteşem taraftarının rolü çok büyüktü. 42.200 kişilik Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndaki tüm maçlarını doluya yakın oynaması rakiplerine karşı çok büyük bir avantaj sağlamıştı. Fenerbahçe bu sezon Ümit milli takımın temelini oluşturan genç oyuncuları takıma adapte ederek, gelecek vaad eden bir takım kurmuş oldu. Transfer edilen Pierre Van Hooijdonk ise şüphesiz son yıllarda yapılan en isabetli transferdi. Bir frikik ustası olan Pierre, 35 yaşına rağmen sahanın her yerine ayak basan Pierre, kariyerindeki ilk şampiyonluğu da yaşamış oldu. Sezon ortasında transfer edilen Brezilyalı yetenek Márcio Ferreira Nobre ile Van Hooijdonk ileride çok uyumlu bir ikili oluşturdular. Aynı şekilde defansta da Fabio Luciano ile Stjepan Tomas başarılı bir ikili oluşturdular. Bu şampiyonluk aynı zamanda başkan Aziz Yıldırım'ın ikinci şampiyonluktu.
Ligin 33. haftasına Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray'ın 4 puan önünde lider olarak girdi. 33.haftada Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda karşılaşan Fenerbahçe ile Galatasaray, 90 dakikalık kıyasıya bir mücadeleye girdiler. Numaralı tribünün dere tarafındaki üçte birlik bölümü yeniden yapım aşamasında yıkılmış olduğu için 36.000 kişilik kapasiteye düşen statta, maçtan 1-0 galip ayrılan Fenerbahçe Türkiye Süper Ligi'ndeki 16. şampiyonluğunu ilan ediyordu. Böylece 1959'daki ilk şampiyonluktan 46 yıl sonra Galatasaray'ı yendiği bir maçta, şampiyonluk turu atma imkanı oldu. Galatasaray'ın aldığı bu mağlubiyet hem onların şampiyonluk iddiasını sona erdirirken, hem de 33.hafta sonunda ligde Trabzonspor'un ardından üçüncülüğe düşerek, Şampiyonlar Ligi'ne katılma durumlarını tehlikeye sokuyordu. Fenerbahçe'de aldığı bu şampiyonlukla 30 yıl aradan sonra, 1.lig tarihinde de 3.defa iki sene üst üste şampiyon olma unvanını alıyordu. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda takımını hiç yalnız bırakmayan muhteşem seyircisinin yanı sıra, attığı gollerin yarısında gol ve asist olarak imzasını atan bu sezon başında transfer edilmiş Brezilyalı Alexsandro De Souza'nın payı şüphesiz çok büyüktü. Defansta da bir sezon önce çok fazla forma şansı bulamamış Servet Çetin'in takımda başarılı bir performans sergilemesi, Fabio Luciano ile stoperde uyumlu bir ikili oluşturmaları ve tabii ki kaleci Rüştü Reçber'in 1 sene arayla, kiralık olarak da olsa takıma geri dönmesi başarıyı perçinledi. Bir sezon önce transfer edilmiş birçok genç yetenek bu sezon daha da tecrübe kazanarak birbirlerine kenetlenmiş, istatistiklerde geçtiğimiz sezonki başarılı hücüm güçlerini koruyarak, top hakimiyet ve top kapma gibi özelliklerinde de büyük gelişmeler sağlayarak, komple bir takım olma yolunda büyük adımlar kaydetmişlerdi. Bu sezon katıldıkları Şampiyonlar Ligi D Grubunda 9 puanla 3. olup elenmelerine rağmen mücadele güçleri ve tecrübesizliklerine rağmen topladıkları puanlarla ilerisi için ümit vaadediyorlardı. Bu şampiyonluk aynı zamanda başkan Aziz Yıldırım'ın üçüncü şampiyonluktu.
eğitim - müzik - teknoloji - spor - sinema-tv - oyun
kitap - kadın - sağlık - mizah - moda - otomobil
yemek - seyahat - hobi - çocuk - haber - kariyer
iş hayatı - hayvanlar - aşk - finans - şiir - deneme
bilim - tarih - ünlüler - ingilizce